EKSTREMİTELERİN DİSTAL BÖLGELERİNİN SEREBELLAR ARA BÖLGE VE İİNTERPOZİTUS ÇEKİRDEKLE KONTROLÜ

EKSTREMİTELERİN DİSTAL BÖLGELERİNİN SEREBELLAR ARA BÖLGE VE İİNTERPOZİTUS ÇEKİRDEKLE KONTROLÜ

Genellikle, hızlı hareketler sırasında motor korteks, amaçlanan harekete gerekenden çok daha fazla implus gönderir. bu nedenle, serebellum kas harekete geçtikten uygun bir zaman sonra, motor korteksi inhibe etmek zorundadır. Serebellumun, hareketin hızını değerlendirerek, hareketin amaçlanan noktaya ne zaman ulaşacağını hesapladığına inanılıyor. Buna göre, motor kortakse agonist kasları inhibe, antagonist kasları eksite edici inhibitor ğmpluslar gönderilir. Böylece, tam olarak amaca ulaşılacak noktada hareketi durdurmayı sağlıyacak bir “fren” uygulanmış olur.

Bu mekanizmayla amaçlanan noktaya doğru hızlı bir hareket yapılırken, hareketin başlangıç döneminde agonist kaslar kuvvetle kasılır. Daha sonra, amaçlanan noktaya ulaşılmadan kısa bir süre önce, ani olarak agonist kaslar tamamen inhibe edilirken, antagonist kaslar kuvvetle uyarılır. Bundan başka, hareketin hızına ve önceden sistemin inersisi hakkında edinilen bilgiye göre, değişen bir dönüm noktasında başlangıçtakine ters bir eksitasyon uygulanır. Hareket ne kadar hızlıysa inersi de o kadar büyük olur ve hareket sırasındaki bu dönüm noktası da o kadar erken belirir. Eksitasyonun tersine çevrilmesini sağlıyacak bu işlemlerin motor korteks tarafından “istemli” olarak yapılamayacak kadar, hızlı yürütülmesi gerekir. Bu nedenle, hareketin sonuna doğru  antagonist kasların eksitasyonu, başlangıçta agonist kaslardaki orjinal kontraksiyon gibi “istemli” kasılma değil, tamamen otomatik ve bilinç dışıdır. Daha sonra göreceğimiz gibi, serebellumu ciddi hasara uğramış hastalarda, antagonidt kasların eksitasyonu uygun zamanda değil, daima daha geç ortaya çıkar. Bu nedenle, serebellumun başlıca görevlerinden birinin, hareketin sonunda, hareketi başlatan agonist kasların inhibasyonu sırasında antagonist kasların eksitasyonu olduğuna hemen hemen kesin gözle bakılmaktadır.

Serebellumun “söndürme” fonksiyonu

Serebellar feedback mekanizmasının yan rünülerinden biri de, kas hareketlerini söndürmektir. “söndürme”nin anlamını açıklamak için ilk olarak vucüttaki bütün hareketlerin aslında “pendüler-sarkaç” hareketleri olduğunu belirtelim Örneğin kol hareket ettirilirken , momentum gelişir; hareketin durdurulması için bu momentumun yenilmesi zorunludur. Aynı şekilde, momentum nedeniyle bütün pendüler hareketlerin hedefi aşma eğilimi vardır. Serebellumu haraplanan şahıslarda olduğu gibi, hedef aşılırsa, beyindeki bilinç merkezleri bunu farkederek, kolu amaçlanan noktaya getirmek üzere, ters yönde bir hareketi başlatır. Fakat kol, tekrar momentum nedeniyle hedefi aşar, uygun düzenleyici sinyallerin tekrar gönderilmesi gerekir. Böylece kol, nihayet amaçlanan noktaya tesbit edilinceye kadar, bir çok ileri-geri osilasyonlar yapar. Buna aksiyon tremoru ya da intensiyonel tremor denir. Eğer, serebellum sağlamsa, bilinç dışı sinyaller hareketi tam amaçlanan noktada durdurarak, hedefi aşmayı ve tremoru önler. Bu söndürme sisteminin temel karaktersizliğidir. İnersisi olan pendüler elementleri düzenleyen bütün servokontrol sistemlerinin servomekanizması için söndürme devrelerinin bulunması gerekir. Merkezi sinir sistemindeki motor kontrol sisteminde bu söndürme fonksiyonunu büyük ölçüde serebellumun yürüttüğü kabul edilmektedir.

Serebellumun Ballistik Hareketleri Kontrolü. Vücutta birçok hızlı hareketler, daktilo ile yazı sırasındaki parmak hareketlerinde olduğu gibi, o kadar hızlı yapılır ki, periferden serebelluma feedback informasyonun ulaşması mümkün olamaz ve hareketler bitmeden serebellumdan geriye motor kortekse dönmesi de olanak dışıdır. Bu hareketlere ballistik hareketler denir. Anlamı, tüm hareketi belirli bir uzaklığa gitmek üzere başlatıp, sonra da durdurulmasının önceden planlanmasıdır. Önemli başka bir örnek de gözlerin sakkadik hareketleridir. Şahsın okurken ya da bir arabanın içinde yolda giderken birbirini izleyen noktalara bakması sırasında, gözleri bir pozisyondan ötekine sıçrar. Serebellum çıkarıldığı zaman, ballistik hareketlerde görülen değişiklikleri inceleyerek, serebellumun fonksiyonunu daha iyi anlamak mümkün olur. Üç büyük değişiklik görülür: (1) Hareketler yavaş başlar. Bu nednele hızlı ballistik hareketleri yapmak çok zorlaşır. Ayrıca, hareketin nereye kadar gideceğini kontrol da hemen hemen olanaksızdır. Çünkü, hareket başladıktan sonra durdurmak güçleşmiştir. Serebellar devrenin yokluğunda motor korteks ballistik hareketi başlatmak ve sona erdirmek için çok düşünmek zorunda olduğundan, fazladan zaman gerekecektir. Böylece, balistik hareketlerde otomatizma kaybolur. Fakat acaba serebellum ballistik hareketleri kontrol fonksiyonunu nasıl yürütür? Bunun yanıtını bilmiyoruz. Ancak şöyle farzedilmektedir: Motor korteks, ilk olarak hareketi başlatırken aynı zamanda serebelluma sinyaller gönderir. Bu sinyallerin ilk etkisi serebellumun derin çekirdekleride görülür. Onlar da uyarıcı sinyalleri derhal motorkorteks, nükleus ruber ve öteki motor çekirdeklere göndererek, ballistik hareketin başlamasını kuvvetle kuvvetle destekler. Birkaç milisaniye sonra, serebelluma giren sinyalin serebellum korteksine geçerek, Purkinje hücrelerinden tekrar serebellar derin çekirdeklere dönmesini sağlayan devrelerle, implus gecikmeli olarak iletilir ve burada eksitasyon yerine inhibasyon yaratır. Böylece, belirli bir gecikmeden sonra, otomatik inhibitör gecikmeli sinyalin, agonist kasları durdurup, aynı zamanda resiprok inervasyonla antogonist kasları çalıştırarak, ballistik hareketi kestiği sanılıyor. Eğer serebellumda, bu bölümde incelediğimiz devreleri tekrar düşünürsek, bunların ballistik hareketleri için gerekli şekilde, önce eksitatör, sonra da gecikmeli olarak inhibitör, bifazik mükkemel fonksiyon yaptıklarını görürüz. Öğrenciler daha sonra, serebellumun özgün yeteneğine, bu gecikmeli devrelerin temek oluşturduğunu hemen hemen kesin olarak anlayacaklardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir