Epilepsi

Epilepsi, merkezi sinir sisteminin bir bölümün ya da tümünün kontrol edilemiyen aşırı aktivitsiyle karakterize bir durumdur. Epilepsiye eğilimi olan kişi sinir sisteminin (ya da epilepsiye yatkın parçasının) bazal uyarılma düzeyi kritik bir eşik değerin üstüne çıktığı zaman nöbet geçirir. Fakat uyarılma derecesi bu eşiğin altında tutulduğu sürece nöbet görülmez. Epilepsi başlıca üç büyük tipe ayrılabilir: Grand mal epilepsi, petit mal epilepsi ve lokal epilepsi.

GRAND MAL EPİLEPSİ
GRAND MAL EPİLEPSİ

GRAND MAL EPİLEPSİ

Grand mal epilepsi, beynin tüm alanlarında-korteks, serebrumun derin bölümleri ve hatta, retiküler aktive edici sistemin tüm alanlarında-aşırı nöronal deşarjlarla karakterizedir. yanisi, deşarj retiküler formasyondan medulla spinalise ulaştırılarak formasyondan medulla spinalise gönderilerek, bütün vücutta tonik konvülsiyonlara neden olurlar. Nöbetin sonuna doğru tonik-klonik konvülsiyonlar denen kesikle kas kasılmaları ortaya çıkar. Çoğu kez kişi dilini ısırır ya da “yutar” ve genellikle nefes alması güçleşir, bazen siyanoz gelişecek kadar solunum güçlüğü olur. Keza, sinyaller iç organlara da iletilir, sıklıkla idrarın atılması ve dekasyon görülür. Grand mal nöbeti birkaç saniye ile üç, dört dakika kadar uzun sürer ve tüm sinir sisteminin nöbet sonu depresyonu ile karakterizedir. Hasta nöbet geçirdikten sonra, bi dakika ya da dakikalarca stuporda kalır ve daha sonra saatlerce ağır bir yorgunluk hisseder. Şekil 55-9’da üstteki kayıt, bir grand mal nöbetinde korteksin hemen her bölgesinden alınan tipik bir elektroensefalogramı göstermektedir. Bu kayıt, yüksek voltajlı sinktron deşarjların tüm korteksten alındığını işaret ediyor. Ayrıca , aynı tip deşarjlar aynı zamanda beynin iki yanında da görülmektedir. Bu da, nöbetten sorumlu olan anormal nöronal devrelerin, korteksi kontrol eden, beynin bazal bölgeleriyle sıkıca ilişkili olduğunu kanıtlar.

Deney hayvanlarında ya da hatta insanda, çok iyi bilinen Metrazol gibi nöronal uyarıcı ilaçlar vermekle grand mal nöbetleri başlatılabilir, ya da insülin hipoglisemisi veya alternatif elektrik akımının doğrudan beyinden geçirilmesiyle nöbet oluşturabilir. Grand mal nöbetin sırasınca da, talamus ve beyin sapındaki retiküler formasyonundan alınan belgelerin her ikisi de, serebral korteksten getirilenlere fazlasıyla aynı yüksek voltaj aktivitesini gösteriyor.

Bu nedenle, grand mal nöbeti, belki de, beyin aktivite edici sisteminin daha aşşağı bölümlerindeki anormal aktivasyonla ortaya çıkmaktadır.

Grand mal nöbetini başlatan nedir?

Kalıtsal olarak epilepsiye yatkın olduklarından grand mal nöbeti geçiren insanların birçoğunda, epilepsiye eğilim yaklaşık her elli ile yüz insanda 1 orannda görülür. Bu gibi kişilerde bazı faktörler nöbet için yeterli “epileptojenik” devre oluşturacak kadar anormal eksitabilite artışı yapar. Bu faktörler şöyle sıralanabilir: (1) hiperventilasyonla oluşan alkaloz, (2) Güçlü emosyonel uyaranlar, (3) ateş ya da, (4)  ilaçlar, (5) yüksek gürültülü veya parlayan ışık. hatta, kişi genetik olarak yatkın olmasa bile, beynin hemen herhangi bir bölümündeki travmatik lezyonlar, kısaca  kısaca tartışacağımız gibi, lokal beyin alanlarında aşırı eksitabilite yaratarak, buradan doğan sinyallerin retiküler aktive edici sisteme iletilmesiyle grand mal nöbetleri oluşturabilir.

Grand mal nöbetini durduran nedir?

Grand mal nöbeti sırasında, aşırı nöronal hiperaktivitenin nedeni, bütün beyinde, birçok yansıyan devre yollarının masif aktivasyonu olmalıdır. Nöbeti birkaç dakika içinde durduran en önemli faktör ya da faktörlerden birinin nöronal yorulma fenomeni olduğu kabul edilir. Bununla beraber ikinci bir faktör de beynin belirli bazı yapılarının aktif inhibasyonu olabilir. Stupor ve total vücut yorgunluğu gibi grand mal nöbetinden sonra görülen olayların, grand mal nöbeti sırasındaki yoğun aktivitelerinden sonra nöronaların aşırı yorumlarından ileri geldiği sanılmaktadır.

PETİT MAL EPİLEPSİ
PETİT MAL EPİLEPSİ

PETİT MAL EPİLEPSİ

Petit mal epilepsisi hemen kesin olarak retiküler aktivete edici sistemle ilgili olması açısından grand mal epilepsiyle yakın benzerlik gösterir. Genellikle 3-30 saniyelik bilinç kaybıyla karakterizedir. Bu sırada şahısta çekilmeler şeklinde, genellikle baş bölgesinde -özellikle göz kırpma şeklinde  kas kasılmaları olur; hemen sonra bilinç geri döner ve daha önceki aktivite devam eder. Hasta günlerce süren aralarla nöbet geçirebilir ya da daha seyrek olarak birbirini i,zleyen hızlı nöbetler gösterir. Bununla beraber  petit mal nöbeti genellikle genç çocuk çağında başlar ve 30 yaşlarında tümüyle kaybolur. Bazan bir petit mal nöbeti, grand mal nöbetini başlatır.

Petit mal epilepsisindeki beyin dalgası modeli Şekil 55-9’da ortadaki kayıtta gösterilmiştir. Bu, diken (spike) ve kubbe modeli olarak bilinir. Kaydın spike bölümü, grand mal epilepsideki ile identik olmakla birlikte, kubbe bölümü tamamen farklıdır. Spike ve kubbe trasesi serebral korteksinin büsbüyük parçası ya da tümünü kayıtedilebilir, bu da nöbetin beyinin aktive edici edici sistemiyle birlikteli oluşumunu gösteriyor.

FOKAL EPİLEPSİ
FOKAL EPİLEPSİ

FOKAL EPİLEPSİ

Fokal epilepsi, ister serebral korteksin lokalize alanlar ya da serebrum ve beyin sapının daha derin yapılarıyla olsun, beynin hemen hemen herhangi bir bölümüyle ilgili olabilir. Fokal epilepsi, hemen daima, nöronal dokuyu çeken bir nedbe, beynin bir bölgesini sıkıştıran bir tümör beyin dokusunun haraplanmış bir bölgesi, ya da konjenital lokal dolaşım bozukluğu gibi bazı lokalize organik lezyon ya da temel bir anormallik sonucu ortaya çıkar. Bu gibi lezyonlar yerel nöronlarda son derece hızlı deşarjlar doğura bilirler ve deşarj hızı saniyede yaklaşık 1000’e ulaştığı zaman, snkronize dalgalar bitişik kortikal alanlara yayılmaya başlar. Bu dalgalar belki de, giderek korteksin komuş alanlarını da deşarj bölgesi içine alan lokalize yansıyan devrelerden kaynaklanır. Deşarjların komşu bölgelere yayılım hızı dakikada birkaç milimetre kadar kadar küçük ya da saniyede santimetreleri bulacak kadar büyük olabilir. Böyle bir eksitasyon dalgası motor kortekse yayıldığı zaman, kas kontraksiyonlarının vücudun karşı tarafından ilerleyici bir şekilde bir kastan ötekine “geçtiği” görülür. Kontraksiyon karakteristik olarak ağız bölgesinde başlar ve gittikçe alta doğru bacaklara geçer, fakat bazen ters yönde ilerlediği de olur. Buna Jackson epilepsisi adı verilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir