hücre ve lokomotor sistem

hücre, canlı sistemleri karakterize eden, henüz iki temel özelliği olduğu bilinen en küçük hayat birimidir. Yapısal düzen, kimyasal ve yapısal homeostaz ve hücre çevresinin aynen muhafaza edebilme kapasitesiyle bölünerek çoğalma kapasitesi iki temel özelliğidir. Nitekim, termodinamik olarak hücre, hemen hemen kalıcı bir dengeye açık bir sistemdir. Daha açık bir deyişle hücrenin kimyasal kompozisyonu ve öğelerinin dağılımlarının belirgin değişmezliği, dinamik bir dengenin ifadesidir. Bu denge, molekül düzeyindeki devamlı bir madde akışı dengesini sonucudur. Bu, şunu gösterir ki hücre, sadece kendine has yapılarının meydana gelmesi için gerekli moleküler elementleri dış çevreden almakla kalmaz. Ayrıca nu yenilenme işini yapısal ve kimyasal işlemlerin alt ürünleri haline getirmekle de kalmayıp bu faaliyetin işlemesi için gerekli enerjiyi üretebilir. Aynı zamanda uygun şekilde hazırlanmış yapı şemasını oluşturabilme kapasitesine de sahiptir. Bununla birlikte hücre, ya bölünerek çoğalır ya da geri dönüşü olmayan bir noktaya doğru evrimleşerek yani denge değerlerine doğru az ya da çok yavaş şekilde fakat kesinlikle yer değiştirir.  Bunun ötesinde düzen bozulur ve ölüm gelişir. O halde hücre, istatistik olarak belirlenmiş belli bir süre için kendi başına bir ünite olabilir. Bu sürenin uzunluğu, çeşitli hücre tipleri arasında büyük ölçüde değişiklik gösterebilir.  Bundan başka hücre hayatı boyunca, süre, metabolik süreçler ve farklı yapısal durumlarla kendini gösteren değişik devrelerden geçer. O halde hücre hayatının, genellikle değiştirilemeyen ayırıcı bir süreçle karakterize olduğu söylenebilir.

Hücre morfolojisi ve doğal olarak kimyasal oluşum da, hücre dışı çevre şartları ve fonksiyonel isteklerin değişmesiyle ilgili olarak bir dokudan bir başka dokuya ve aynı tip doku içinde büyük ölçüde değişiklik gösterir. Bununla birlikte bütün hücrelerde, bazı temel yapıların varlığıyla kendini belirten ortak genel yapı düzeyini görmek mümkündür. Nitekim bütün hücreler, içinde sitoplazma kitlesi bulunan bir zardan oluşmuştur. Sitoplazma kitlesi içinde ayrı yapılar, yani hücre çekirdeği, mitokondriyum, endoplazmatik retikül, ribozomlar ve diğer yapılar yer alır. Bu spesifik yapıların farklı gelişimi; sıklıkla boşluktaki dağılımları ve farklı fonksiyonel özelliklerini aynı zamanda şartlandırarak hücre farklılaşması ve uyumunun değişiklik devrelerini karakterize eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir