İletişimde beynin fonksiyonu

İletişimde beynin fonksiyonu

İnsanla aşağı sınıf hayvanlar arasındaki en önemli farklardan biri, insanların birbirleriyle kolayca iletişim sağlayabilmeleridir. Nörolojik testler, şahısların birbirleriyle iletişim yeteneklerini kolayca değerlendirebildiği için, iletişimle ilgili duysal ve motor sistemler hakkındaki bilgimiz öteki kortikal fonksiyonlardan daha fazladır. Bu nedenle şimdi, korteksin iletişimdeki fonksiyonunu hızla gözden geçirecek ve bu beceride uygulanan duysal analiz ve motor kontrol ilkelerinin nasıl işlediğini göreceğiz.

İletişimin iki yönü vardır: İlk olarak kulaklar ve gözlerle ilgili duysal yön, ikinci olarak da vokaliizasyon (ses çıkarma) ve onun kontrolü ile ilgili motor yön.

İletişimin duysal yönü. bu bölümde daha önce işaret edildiği gibi, kortekste işitme ve görme asosiyasyon alanlarının haraplanması, sözlü ve yazılı kelimeleri anlama yeteneğini ortadan kaldırır. Bu etkiler sırasıyla işitsel reseptif afazi ve görsel reseptif afazi ya da daha yaygın olarak kelime sağırlığı veya disleksia da denen kelime körlüğü olarak bilinir.

Wernicke afazisi (duysal afazi): bazı şahıslar sözlü kelimeleri veya yazılı kelimeleri mükemmel anlama yeteneği gösterdikleri halde bildirilen düşünceyi yorumlayamazlar. Bu olay çoğu kez, dominant hemsiferde superior temporal girusun arka bölümünün tamamen ya da kısmen haraplanmasında görülür. Bu tip afaziye bu nedenle, çoğu kez Wernicke afazisi ya da “duysal afazi” denir.

Eğer Wernicke alanındaki lezyon yaygın ve (a) angülar girüs bölgesinde, (b) temporal lobun aşağı bölgesine uzanıyor, (c) Sylvius yarığının üst sınırına doğru çıkıyorsa şahıs hemen hemen tam bir demans gösterir ve bu durumda global afaziden söz edilir.

İletişimin Motor Yönleri. konuşma işlemi iki ana zihni aşamayı gerektirir: (1) Zihinde ifade edilecek düşüncelerin oluşumu, kullanılacak kelimelerin seçimi, daha sonra da (2) ses çıkarmanın motor kontrolü ve bizzat vokalizasyon işlemi. Düşüncelerin oluşumu ve kelimelerin seçimi beynin duysal alanının fonksiyonudur. Bu yetenek için en önemli olan da süperior temporal girusun arka bölümündeki Wernicke alanıdır. Bu nedenle Wernicke afazisi ya da global afazi gösteren şahıslarda iletişim için gerekli düşünceler formüle edilemez. Eğer lezyon daha hafifse, şahıs düşünceleri formüle edebilir fakat bu düşünceleri ifade için gerekli kelimeleri bir araya getiremez. Böylece bir şahıs kelimeleri çok akıcı olarak söylese bile, kelimeler bir konfüzyon içinde karmaşık halde ifade edilir.

Motor Afazi. Çok defa şahıs ne söylemek istediğine karar verebilir, ses de çıkarabilir; fakat, vokal sistemi sözcükler yerine ancakk gürültü yaratır. Motor afazi denen bu durum korteksin premotor  yüz bölgesinde, yüzde 5 olasılıkla da Şekil 54-5 ve 54-8’de görüldüğü gibi, sol hemisferde bulunan Broca konuşma alanındaki harabiyetin sonucudur. Bu nedenle larinks, dudaklar, ağız, solunum sistemi ve artikülasyona yardımcı öteki kasların tümünün bu alandan kontrol edildiği sanılmaktadır.

Artikülasyon. nihayet bizzat artikülasyon işlemi gelir ki, bu da ağız, dudaklar, dil, larinks vb ses çıkarılmasından sorumlu kasların hareketlerinden ibarettir. Motor korteksin fasyal ve laringeal bölgeleri bu kasları aktive eder, ve serebellum, bazal gangliyonlar ve duysal korteks, bölüm 53’te tanımlanan feedback mekanizmalarıyla, kas kontraksiyonlarının kontrolüne yardımcı olurlar. Bu bölgelerdeki haraplanmalar konşmayı kısmen ya da yamamen anlaşılmaz hale getirir.

Özet, şekil 54-8 iletişimin iki ana yolunu göstermektedir. Şeklin üst yarısı işitilen bir sözcüğün sözlü tekrarı ile ilgilidir. Buradaki olaylar zinciri şöyledir: (1) Primer işitme alanıyla ses sinyallerinin alınarak sözcük şeklindeki kodlanması; (2) sözcüğün Wernicke alanında yorumu; (3) Wernicke alanında söylenecek sözün saptanması; (4) sinyallerin Wernicke alanından fasciculus arcuatusla Broca alanına iletisi; (5) Broca alanında sözcük oluşumunun kontrolü için işlenmiş motor programın aktivasyonu; ve (6) konuşma kaslarının kontrolü için motor kortekse uygun sinyallerin iletisi.

Alttaki resimde, okunan kelimenin sözlü tekrarında yukarıdakine benzer aşamalar görülmektedir. Kelimenin ilk reseptif alanı burada primer işitme alanı değil, primer görme alanıdır. Daha sonra kelime informasyonu, ilk yorum için angüler girus bölgesinden geçerek nihayet Wernicke alanına ulaşıp, orada tam olarak tanınır. Buradan sonra işitilen sözlerin tekrarında gördüğümüz olaylar dizisi yer alır.

İletişimde beynin fonksiyonu
İletişimde beynin fonksiyonu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir