KLİNİKTE SEREBELLUM ANORMALLİKLERİ

KLİNİKTE SEREBELLUM ANORMALLİKLERİ

Serebellumun hemen tüm lezyonları ve fonksiyon bozuklukları, aynı tarafta-ipsilateral-anormal motor hareketleri yaratırlar. Bunun nedeni, serebelluma duysal informasyonları taşıyan hemen bütün traktusların, özellikle dorsal spinoserebellar traktusun çaprazlaşmamasına karşın, serebral korteksle serebellum arasındaki bütün çift yönlü yolların çaprazlaşmasıdır. Hatırlanacağı gibi, piramidal yollar da çaprazlaşarak karşı taraftaki vücut periferine impulsları taşımaktadır.

Klinikte, serebellar anormallikleri ikinci önemli bir yönü de, serebrellar kortekste büyük bir bölgenin harabiyetinin motor-fonksiyonda nadiren farkedilebilecek bir anormallik yaratmasıdır. Gerçekten, deneysel olarak serebellar korteksin yarısının çıkarılmasından aylarca sonra, eğer serebellumun derin çekirdekleri de korteksle birlikte çıkarılmamışsa, hayvan hareketleri yavaş yaptığı sürece, motor fonksiyonlar hemen tamamen normal görünür. O halde, motor kontrol sisteminin, geride kalan bölümleri, serebellunun kaybedilen bölümünü büyük ölçüde kompanse etmektedir.

Serebellum fonksiyonlarını ciddi şekilde ve sürekli olarak bozan serebellar lezyonların, genellikle serebellar korteksle birlikte, derin serebellar çekirdeklerden nükleus dentatus, interpozitus ve fastigii’yi de ilgilendirmesi gerekir.

 Dismetri ve Ataksi. Serebellar hastalıkların en önemli iki semptomu, dismetri ve ataksidir. Daha önce işaret edildiği gibi, serebellumun yokluğunda, bilinç dışı motor kontrol sistemi hareketlerin nereye kadar ulaşacağını önceden kestiremez. Bu nedenle, hareketler çoğu kez istenen noktayı aşar, bazen de ona erişemez, dismetri adı verilen bu etki, ataksi olarak bilinen koordinasyonsuz hareketleri yaratır. Dismetri ve ataksi, spinoserebellar traktusun harabiyeti sonucu da gelişir. Çünkü hareketlerin hassas bir şekilde kontrolü için, vücudun hareket eden kısımlarından feedback informasyonlstın ulaşması şarttır.

Aşma. Aşma, bir şahsın serebellumun yokluğunda, elini ya da vücudunu öteki bir bölümünü, amaçladığı noktadan oldukça uzağa atmasıdır. Bu belki de aşağıdaki nedene bağlıdır:

Motor korteks belirli bir motor fonksiyonun yapılabilmesi için genellikle, gerekenden daha fazla impuls yaratır. Serebellum, hareket başlar başlamaz inhibisyonla otomatik olarak bunu düzeltir.  Ancak serebellum bu inhibisyonu yapamazsa hareket, genellikle amaçlanan noktaların ötesine ulaşır. Bu nedenle, aşma genellikle dismetrinin bir belirtisidir.

  İlerleme Bozukluğu, Disdiadokokinezi. Motor kontrol sistemi, hızlı hareketler sırasında vücudun çeşitli kısımlarının belirli bir zaman sonra nerede olacaklarını kestiremezse, hızlı hareketler sırasında bu kısımları geçici olarak ”kaybeder”

Sıralı hareketlerde, birbirini izleyen hareketler ya da çok erken ya da çok geç başladığından ”hareketin ilerleyişi” düzenli olamaz. Bu, serebellar hasar bulunan hastadan, elini hızlı aşağı yukarı çevirmesi istendiği zaman kolayca gösterilebilir. Hasta kısa sürede elini ”kaybederek” hareketin herhangi bir anındaki durumunu bilemez. Bunun sonucu, normal, koordine, yukarı aşağı hareket yerine, seri bir karmaşık hareket ortaya çıkar. Buna disdiakokinezi denir.

 Dizarti. Düzenli ilerlemenin bozulduğu başka bir durum da konuşmadır. Kelimelerin oluşumu, larinks, ağız ve solunum sistemindeki kas hareketlerinin düzenli ve hızlı olarak birbirini izlemesine bağlıdır. Bu kaslar arasında koordinasyon bozukluğu yanında, şahsın birbirini izleyen seslerin şiddet ve sürelerini önceden kestirme yeteneğini kaybetmesi sonucu, sesler karmaşık şekilde çıkarılır. Bazı sesli harflerin yüksek, bazılarının zayıf, bazılarının uzun, bazılarının kısa aralarla söylenmesi sonucu, konuşma çoğu kez tamamen anlaşılmaz hale gelir. Buna dizartri denir.

   İntensionel Tremor. Serebellum harabiyeti bulunan şahıslarda istemli hareketler sıçrayıcı karakterde olur; bu reaksiyona intansiyonel tremor ya da aksiyon tremoru denir ki, serebellar istemin motor hareketleri söndürme fonksiyonunu yapamamasından ileri gelir.

 Serebellar Nistagmus. Serebellar nistagmus göz kürelerinin tremorudur. Genellikle, şahıs başının bir tarafındaki objeye gözlerini tesbit etmeye çalıştığı sırada görülür. Merkezden uzak bir noktaya gözün tesbit edilmesi yerine, hızlı tirreyen hareketlerin gelişmesi de büyük olasılıkla serebellumun ”söndürme” fonksiyonunun kaybına bağlıdır. Özellikle flokkülonodüler lopların harabiyetinde, denge kaybıyla birlikte görülür ve muhtemelen semisirküler kanallardan serebelluma ulaşan yollardaki bozukluğa bağlı olarak gelişir.

 Geri Tepme.  Eğer hekim serebellum hastalığı bulunan bir kişinin ön kolunu sıkıca açmaya çalışırken, hastadan bu kolu kuvvetle yukarı doğru kaldırması istenirse, hekimin çekmeyi bıraktığı anda kolun otomatik olarak durmayıp, hastanın yüzüne çarpacak şekilde aşırı bir hareket yaptığı görülür. Geri tepme adını alan bu olay gerilme refleksinin serebellar komponentinin kaybı sonucudur. Normal serebellum, vücudun bir bölümü, beklenmedik bir şekilde, istenmiyen yönde hareket geçtiği zaman, medulla spinalis refleks mekanizmasını derhal daha duyarlı bir duruma geçirir. Fakat, serebellumun yokluğunda, antagonist kasların kuvvetle aktive edilmeyişi sonucu, ekstremitenin aşırı hareketi ortaya çıkar.

   Hipotoni. Derin serebellar çekirdeklerin, özellikle nükleus dentatusla interpozitus çekirdeklerinin harabiyeti lezyon tarafındaki perferik kaslarda tonusun azalmasına neden olur. Fakat birkaç ay sonra, motor korteksin kendi intrensek aktivitesinin artışı sonucu bunu kompanse ettiği görülür. Hipotoni, derin çekirdeklerin tonik deşarjlarının yokluğu nedeniyle motor korteks ve beyin sapı çekirdeklerinde fasilitasyonun kaybolmasına bağlıdır.

“KLİNİKTE SEREBELLUM ANORMALLİKLERİ” için 1 yorum

  1. Çok güzel bir yazı olmuş.Yazılarınız çok akıcı ve zengin içerik içeriyor.Bu güzel paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir