POSTERİOR SUPERİOR TEMPORAL LOBUN YORUM FONKSİYONU

POSTERİOR SUPERİOR TEMPORAL LOBUN YORUM FONKSİYONU

POSTERİOR SUPERİOR TEMPORAL LOBUN YORUM FONKSİYONU

Gerçekte “yorum alanları” diyebileceğimiz somatik, vizüel ve işitme alanları üst temporal lobun arka bölümünde karşılaşırlar. Çeşitli duysal yorum alanlarının bileşiği olan bu bölge beynin dominant yarımında özellikle gelmiştir -sağ elini kullananlarda sol tarafta- ve beyin fonksiyonlarının serebrasyon dediğimiz en üst düzeylerinde, tek başına korteksin öteki bütün bölümlerinden daha önemli bir rol oynar. Bu nedenle bu bölgeye, çok defa genel önemini vurgulamak amacıyla, genel yorum alanı, gnostik alan, bilme alanı, üçüncü asosiyasyon alanı gibi çeşitli isimler verilmiştir. Bunlar arasında en çok kullanılan entellektüel işlemlerdeki özgün önemini ilk defa tanımlayan nöroloğun anısına verilen “vernicke alanı” terimidir. Wernicke alanındaki ciddi harabiyetlerden sonra şahıs, mükemmel işitebilir, hatta çeşitli kelimeleri hatırlayabilir, fakat bu kelimeleri biraz mantıklı bir düşünce halinde düzenleyemez. Aynı şekilde şahıs yazılı kelimeleri okuyabilirse de taşıdıkları anlamı kavrayamaz.

Wernicke alanının, bilinçli bir hastada elektriksel uyarılması, bazen çok kompleks bir düşünce yaratır. Bu olaya, özellikle, uyarıcı elektrod beyinde, talamusun bağlantı alanlarına kadar sokulduğu zaman rastlanır. Düşünce, çocukluktan hatırlanan karmaşık bir sahnenin görüntüsü ya da özel bir müzik parçası gibi işitme halüsinayonu veya belirli bir kişinin verdiği nutuk gibi, çeşitli tiplerde olabilir. Bu nedenle birden fazla duyu modalitesini ilgilendiren komplike anıların, hiç değilse kısmen, bu alanda saklandığı ya da başka yerde depo edilseler bile, Wernicke alanlarının aktive edilmesiyle hatırlandıkları sanılmaktadır. Bu kanı, Wernicke alanının, çeşitli duysal izlenimlerin karmaşık yorumunda oynadığı önemli role uymaktadır.

Angülar Girus-Vizüel informasyonun yorumu . Angüler girus posterior paryetal lobun en alt bölümde, ;Wernicke alanının hemen arkasında, arkada oksipital lobdaki görme alanıyla kaynaşmış olarak bulunur. Eğer temporal lobdaki Wernicke alanı sağlam olduğu halde, bu bölge haraplanırsa, şahıs işitme izlenimlerini herzamanki gibi yorumlayabilir, fakat görme korteksinden Wernicke alanına vizüel izlenimlerin akımı kesilir. Bu nedenle şahıs sözükleri görebilir, onların sözcük olduğunu anlayabilir, fakat anlamlarını yorumlayamaz. Bu duruma disleksia yada kelime körlüğü denir. Wernicke alanının beynin entellektüel fonksiyonlarındaki önemini tekrar belirtelim. Bu bölgenin erişkin bir şahısta kaybından sonra yaşam, entellektüel faaliyet tümüyle yıkılmış olarak sürdürülür.

 

DOMİNANT HEMİSFER KAVRAMI
DOMİNANT HEMİSFER KAVRAMI

 

DOMİNANT HEMİSFER KAVRAMI

Wernicke alanı ve angülar girusun genel yorum fonksiyonu, keza, konuşma ve motor kontrol alanları, serebral hemisferlerden birinde, ötekinine göre ileri derecede gelişmiştir. Bu nedenle bu hemisfere dominant hemisfer denir. Şahısların hemen yüzde 95’inde sol hemisfer dominanttır. Yenidoğan bebeklerin yarıdan fazlasında Wernicke alanı sol hemisferde, sağdan yüzde 50 oranda daha geniştir. Bu nedenle beyinde sol tarafın niçin sağa göre üstün olduğunu anlamak kolaydır. Ancak herhangi bir nedenle dominant Wernicke alanı çocukluğun erken çağlarında çıkarılırsa, beynin karşı yarısında tüm dominant karakteristikler gelişir.

Bir hemisferin ötekine göre dominant nitekiklerini açıklayabilen şöyle bir teori vardır:

Heran için “zihin faaliyeti” beynin tek bir bölümüne yöneltilir. Doğuştan daha büyük olan sol temporal lob normalde sağa göre daha fazla kullanılmaya başlanır. Böylece şahsın dikkatini daha çok gelişmiş bölgeye yöneltme eğilimi nedeniyle, ilk gelişmeye başlayan hemisferde öğrenme hızı ötekine göre daha büyüktür. Böylece, normal insanda bir taraf ötekine göre dominant karakter kazanır.

İnsanların yaklaşık yüzde 95’inde sol temporal lob ve angüler girus dominanttır. Geri kalan yüzde 5’inde ise, her iki taraf eş zaman gelişerek çift taraflı dominans görülür ya da çok daha seyrek olarak, sağ taraf ileri derecede gelişme gösterir. Genellikle, temporal girus ve angüler girusun dominansı ile birlikte, somatik duysal korteksin ve istemli motor fonksiyonları üstlenen motor korteksin de bazı bölümlerinin dominant karakter kazandığı görülür. Örneğin, daha sonra tartışılacağı gibi frontal lobun orta bölgesinde, lateral olarak ve yer alan premotor konuşma alanı (Broca alanı) hemen daima beynin sol tarafında dominanttır. Bu konuşma alanı, larinks kaslarını, solunum kaslarını ve ağız kaslarını eşzaman olarak uyarıp, kelimelerin oluşumunu sağlar. Elleri kontrol eden motor alan da şahısların hemen hemen onda dokuzunda beynin sol tarafından dominanttır. Bu da insanların çoğunun “sağ elli” olmasını sağlar.

Temporal lobun yorum alanları ile ve angüler girus ve birçok motor alanlar yalnız bir hemisferde gelişmiş olduğu halde, insanlar duysal informasyonları her iki hemisferden alabilirler ve her iki hemisferdeki motor aktiviteyi kontrol edebilirler. İki hemisfer arasındaki iletişim başlıca koprus kallozumdaki sinirsel yollardan salanır. Bu tek tarafın baskın olduğu, çift taraflı organizasyon beynin iki tarafının faaliyeti arasındaki girişimi önler. Böyle bir girişim kuşkusuz, hem düşüncelerde, hem de motor cevaplarda büyük bir düzensizlik ve karmaşa yaratırdı.

“POSTERİOR SUPERİOR TEMPORAL LOBUN YORUM FONKSİYONU” için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir