serebellum hemisferinin geniş yan alanının fonksiyonu

serebellum hemisferinin geniş yan alanının fonksiyonu

serebellum hemisferinin geniş yan alanının fonksiyonu “planlama ve zamanlama” fonksiyonları

İnsanda ki serebellar hemisferin lateral bölgeleri, insanların elleri ve parmaklarıyla karmaşık ince hareketleri yapmalarına ve konuşma yeteneklerine paralel olarak çok gelişip büyümüştür. Ancak, serebellar hemisferin bu geniş yan bölgelerinin vücudun periferik kısımlarından direkt bilgi almayışı gariptir. Ayrıca, lateral serebellar alanlarla beynin primer motor korteksi arasında değil de premotor alanı ve primer, sekonder duysal alanları arasında bağlantılar bulunur. Böyle olduğu halde serebellar hemisferlerin yan bölümlerinin, derin çekirdekleri olan nükleus dentratusla birlikte haraplanması, eller, parmaklar, ayaklar ve konuşma apareyindeki amaçlı hareketlerde ileri derecede koordinasyon bozukluğu yaratır. Serebellumun bu bölümüyle primer motor korteks arasında direkt bir bağlantı bulunmadığından bu olayı anlamak güçtür. Son zamanlarda yapılan deneysel araştırmalar, serebellumun bu bölümlerinin motor kontrolle, iki önemli yönden ilgili olduğunu ortaya koymuştur: (1) birbirini izleyen hareketlerin “planlaması” ve (2) birbirini izleyen hareketlerin “zamanlanması” .

Planlama fonksiyonu. Birbirini izleyen hareketlerin planlanması, yan hemisferlerin beyin korteksindeki premotor alan ve duysal alanlarla bağlantılarına dayanır. Bu alanlarla bazal gangliyonlarda onlara tekabül eden alanlar arasında da çift yollu bir bağlantı vardır. Öyle sanılıyor ki, birbirini izleyen hareket in “planı” korteksin premotor ve duysal  alanlarından, serebellar hemisferlerin lateral bölgelerine iletilir. Bir hareketten, onu izleyen ötekine  uygun şekilde geçebilmek için serebellumla korteks arasında çift yollu bir trafik gerekir. Bu görüşü destekleyen son derece ilginç bir gözlem, hareketler daha yapılırken, nükleus dentatuslardaki birçok nöronlarda onu izleyen hareketin aktivite modelinin hazırlanmasıdır. Böylece, hemisferlerin yan bölgelerinin sıralı hareketlerde, belirli bir anda oluşan hareketle değil, fakat onu izleyen hareket sırasında oluşacaklarla ilgisi vardır.

Özetlenirse, normal moto fonksiyonun önemli bir yönü şahsın bir hareketten ötekine düzgün bir sırayla ilerleme yeteneğidir. Serebellar hemisferlerin yokluğunda bu yetenek, özellikle hızlı hareketlerde, ciddi şekilde bozulur.

Zamanlama fonksiyonu lateral serebellar hemisferlerin önemli bir görevi de, hare hareket için uygun zamanlamanın yapabilmesidir. Bu yan alanların kaybında şahıs, vücudun çeşitli parçalarının, belirli bir zaman içinde nereye kadar hareket edeceğini bilinç dışı olarak önceden kestiremez. Bu zamanlama yeteneği bulunmazsa gelecek hareketin başlangıcı da denetlenemez ve ikinci harekat ya çok erken ya da çok geç başlayabilir.

Serebellar lezyonlar, yazı yazma, koşma, hatta konuşma gibi kompleks hareketlerde, koordinasyonu tamamen bozarak, hareketlerin normal dizisinde birinden ötekine düzenli geçme yeteneğini ortadan kaldırırlar. Böyle serebellar lezyonların hareketlerin düzgün ilerleyişinin bozulmasına neden oldukları söylenir.

Serebellumun motor olmayan fonksiyonlardaki önceden sezme görevi serebellum vücut hareketlerinin dışındaki olaylarda da önceden kestirme görevini yürütür.. Hem işitsel, hem de görsel olaylar önceden kestirilebilir. Örneğin, bir şahıs vizüel sahne değişiminden bir cisme ne kadar hızla yaklaşacağını önceden kestirebilir. Serebellumun bu yetenek yönünden önemini gösteren, çarpıcı şöyle bir deney yapılmıştır. Serebellumlarının “baş” bölgesi çıkarılan maymunlar bir koridorda koşarken duvara ne zaman erişeceklerini önceden kestiremediklerinden, genellikle koridorun duvarına çarparlar.. Ne yazık ki, serebellumun bu ekstramotor sezme fonksiyonlarını henüz öğrenmeye başlıyoruz. Serebellumun gecikmeli devrelerden yararlanarak merkezi sinir sisteminin öteki bölgelerinden gelen sinyalleri karşılaştırıp bir temel zaman kavramı (time base)  oluşturması mümkün görülmektedir. Sık olarak, serebellumun duysal informasyonlardaki spasyotemporal ilişkilerin yorumu bakımından özel bir önem taşıdığından söz edilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir