serebellum ve motor fonksiyonları

Serebelluma uzun süre beynin sessiz alanı adı verildi.. Çünkü bu yapının elektriksel uyarılması hiçbir duyu yaratmadığı gibi, nadiren bir hareket yaratıyordu. Ancak göreceğimiz gibi, serebellumun çıkarılması motor hareketlerde büyük anormallik yaratır. Serebellum özellikle koşma, daktilo ile yazı yazma, piyano çalma, hatta konuşma gibi çok hızlı kas aktivitelerinde hayati bir rol oynar. Beyindeki bu alanın kaybıyla, kaslarda paralizi olmadığı halde, bu gibi faaliyetlerin koordinasyonu hemen hemen tamamen kaybolur.

Acaba, serebellum direkt olarak kas kontraksiyonu yaratamadığı halde nasıl bu kadar önemli olabilir? bunun yanıtı hem motor aktivitelerin planlanmasına yardım etmesi ve hem de beyinin başka bölgeleri tarafından yaratılan aktivitelerde, düzeltici ayarlamalar yapabilmesidir. Beynin motor kontrol alanlarından ve öteki bölgelerinden sürekli olarak, kas kontraksiyonlarının uyması gerekli programlar hakkında en son bilgileri alır. Serebellumda, aynı zamanda, an be an vücudun bütün kısımlarının durumu-pozisyon, hareket hızı, üzerine etkili kuvvetleri saptamayı sağlayacak bilgiler de toplanır. Serebellumun, vücudun herbir bölümünün preferik informasyonlarla saptanan durumunu, motor sistemin amaçladığı durumla karşılaştırdığı kabul ediliyor-eğer bu ikisi mükemmel şekilde karşılaştırılmazsa, motor sisteme belirli kasların aktivasyon düzeylerini azaltıcı ya da çoğaltıcı, uygun düzeltme sinyalleri gönderilemez.

Serebellumun hareketler sırasında, motor düzeltmeleri son derece hızlı yapması gerektiğinden, serebelluma hem vücudun periferik bölümlerinden, hem de beynin motor alanlarından bilgileri çok yoğun ve hızlı taşıyan bir imput sistemi gerekir. Aynı şekilde, motor sinyallerde gerekli düzeltilmelerin yapılabilmesi için yoğun bir çıkış sistemi de bilgileri aynı hızda motor sisteme taşıyabilmelidir.

SEREBELLUMUN ANATOMİK FONKSİYONEL ALANLARI

Anatomik olarak, serebellum iki derin yarıkla, şekil 53-8 de görüldüğü gibi üç ayrı loba ayrılır: ön lop, arka lop ve flokkülonodüler lop. Flokkülonodüler lop serebellumun en eski bölümüdür. Bundan önceki bölümde tartışıldığı gibi, dengeyi kontrol eden vestribüler sistemle birlikte gelişir. Gelişiminin eskiliği nedeniyle, çok defa arşiserebellum adı da verilir. Ön lop ve arka lobun orta bölümü de eski olduğundan paleoserebellum adını almaktadır. Öte yandan, arka lobun orjini hemen hemen yüzde 90 oranda yeni olduğundan ve özellikle primatalar ve insanda iyi gelişim gösterdiğinden bu lop neoserebellum olarak adlandırılmaktadır. Ön ve arka lopların longitüdinal fonksiyonel bölünmesi fonksiyonel bakımdan mn ve arka loplar, lop halinde değil, fakat longidüitünal eksen boyunca organize olmuştur. Şekil 53-9 daki gibi insan serebellumunda, arka lobunun alt ucu,  normal gizlenmiş durumundan aşağıya doğru açılırsa, bunu görmek mümkündür. Şekilde serebellumun merkezinde dar bir şeridin geri kalan bölümlerden derin olmıyan oluklarla ayrıldığına dikkat ediniz. Vermis adı verilen bu bölümde vücud ekseninin, boyun, omuz ve kalça kaslarının serebellar kontrolünün büyük bölümü yürütülür. Vermisin iki yanında serebellar hemisferler çıkıntı yapmaktadır. Bu hemisferlerin herbiri de, ara ve yann bölgelere ayrılmıştır. Hemisferlerde ara bölge üst ve alt ekstremitelerin, dşstal bölümlerinde özellikle, el ve ayakların parmaklarındaki kasların kontraksiyonlarıyla ilgilidirler. Buna karşın, hemisferlerin yan bölümlerinin, daha üst düzeyde görev yaparak, motor hareketlerin dizi ve genel planlamasına katıldıkları sanılmaktadır. Bu yan bölgeler olmaksızın vücudun en ince motor aktivitelerinde uygun bir zamanlama yapılamadığından, hareketler ileride tartışılacağı gibi normal koordinasyonunu kaybeder. Serebellumda vücudun topografik temsili duysal korteks, motor korteks, bazal gangliyonlar, nükleus ruberi retiküler formasyonda vücudun çeşitli parçaları topografik olarak temsili edilmiştir. Aynı şey serebellum bölümleri için de doğrudur.  Şekil 53-10 da da küçük bir maymunda biri ön lopta, öteki de arka lopta bulunan iki temsil alanı görülmektedir.

Vücudun ekseni üzerinde bulunan bölümlerin serebellumun vermiş kısmında, ekstremite ve yüz bölgelerinin her iki hemisferin ara bölümlerinde temsil ediildiğine dikkat ediniz. Bu topografik temsil alanlarına vücudun bütün alıcı bölümlerinden lifler gelir. Buralardan da motor korteks, bazal gangliyonlar ve retiküler formasyonun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir